Eyfel Kulesi Dikey Yarışı

1889 yılında ziyarete açılan Eyfel (Eiffel) Kulesi bugün dünyanın biletli olarak en çok ziyaret edilen tarihi yapısıdır. Sadece Paris’in değil, Fransa’nın da sembolü haline gelen 300 metre yüksekliğindeki demir kule, biz koşucular için 2008 yılından bu yana bir yarışın bitiş çizgisini de ifade etmektedir: Eco Trail’de Paris yarışları şehrin değişik köşelerinden başlayıp kulenin dibinde biter – istisnası 80km yarışıdır, bu parkurda yarışanlar Eyfel Kulesi’nin ilk platformunda finiş çizgisini görür.  (2012 yılında katıldığım Eco Trail 80km yarışında 7 senelik periyotlarla tekrarlanan boya bakım tadilatı sebebiyle istisna yapılmış, yarış kulenin altında bitmişti.)

laverticale-delatour-eiffel-logo2015 yılında, Eco Trail yarış organizatörlerinin 7 senelik rüyası gerçek oluyor: Alınan izinle yer seviyesinden en yüksek platforma kadar tırmanacak olan Eyfel Kulesi Dikey Yarışı ( orjinal adı La Verticale Tour Eiffel ) 20 Mart’ta koşulacak. 279 metre yükselmek için 1665 basamak tırmanacak olan yarışmacılar, ikinci seyir platformunun üstündeki 1065 basamağı çıkarken uzun yıllardır hiçbir turistin basamadığı boşluk hissi fazla olan, çevresi açık merdivenlerden yükselecekler. 1906 yılından beri ilk kez bir “yukarı tırmanma yarışı”na ev sahipliği yapacak olan kulede sadece şanslı(!) 60 kişi yarışabilecek. İlk senesinden dünyanın en hızlı dikey merdiven yarışı olmak isteyen organizasyon, bu kontenjanın 40 kişilik kısmını (30 erkek, 10 kadın) elit sporculara ayırdı. Elit seçimine başvuran 80 sporcu listesi (67 erkek ve 13 kadın) uluslararası bir “uzman komite” tarafından puanlandı ve bu hafta açıklandı. Kalan 20 çıkış numarası kura ile sahibini buldu. Koşu Gazetesi olarak 7 ülkeden 10 uzmanın arasında Türkiye’yi temsil etmekten gurur duyarak seçim komitesinde yer aldık. 15 ayrı ülkeden seçilen 8’i kadın 41 elit sporcunun listesine buradan ulaşabilirsiniz. Kalan 20 numara için 280 kişi arasından yapılan kuradan çıkanların listesi de burada.

Gün Batımında eyfel Kulesi F: Wikipedia

Gün Batımında eyfel Kulesi F: Wikipedia

Dikey koşular, ki Vertical Km veya VK olarak da bilinirler, ilk kez 1996’da Fransa’nın Val d’Isere kayak bölgesindeki ünlü Bellevarde yamacında koşulmuştur. Son yıllarda SkyRunning Serisi tarafından 1000m irtifayı en fazla 5 km’lik parkurda aşmak formatıyla popülerleşen ve sadece Fransa’da yılda 30 ayrı organizasyon yapılan bir koşu branşı olmuştur. SkyRunning standartlarında koşulan VK yarışlarında ilk kez Ekim 2014’te Fully VK yarışında İtalyan Urban Zemmer yarım saatin altına inip 29:42 sürede tırmandı. Fully, önceki dünya rekorlarının da koşulduğu parkur.

Merdiven yarışlarının kırk sene civarında takip edilebilen bir geçmişi var. Son yıllarda giderek artan ilgi ile bugün Towerrunning World Tour kapsamında yılda 160 civarında yarış yapılmakta. Bu yarışların 18’i “canavar” seviyesinde değerlendiriliyor ve şüphesiz en meşhuru ABD-NewYork’taki Empire State yarışı. 1978 yılında ilk kez düzenlenen bu yarışta 1575 basamağı tırmanmak için sadece 15 kişi çıkış almıştı. 2014 yılında 450 sporcu arasında yer almak için binden fazla başvuru arasından kura çekildi. Empire State yarışında erkekler rekoru 9 dakika 33 saniye, kadınlar rekoru 11 dakika 23 saniye. Türkiye’den Ahmet Arslan 2012 yılında katıldığı bu yarışta 11:42 ile 7. olma başarısını gösterdi. 2013 yılında, İstanbul Sapphire Tırmanma Yarışı’nın 2011 birincisi olduğu için Empire State yarışına katılan  Cenk Turan 15:04 derecesi ile genelde 37. olmayı başardı. Aynı yarışta Sapphire 2012 yarışına temsilen katılan Coşku Mutlu 16:15 derece ile 96. sırada yukarıya tırmandı. 2013 yılı sonuçları için buraya tıklayınız.

Cenk Turan ve Coşku Mutlu

Cenk Turan ve Coşku Mutlu (Fotoğraf: Radikal Gazetesi)

Eyfel Kulesi Dikey Yarışı, Empire State binasıyla beraber dünyanın ikinci tarihi bina yarışı olacak. Diğer bina yarışları kapalı merdiven boşluklarında gerçekleşirken Eyfel kulesinde rüzgar, yağış gibi dış etkenlere açık. Tırmanacak yarışmacıların bir diğer dikkat etmeleri gereken şey ayakları altındaki Paris manzarası olacak. Bakalım 1665 basamağı bir Paris gecesinde en hızlı kim ve ne kadar sürede tırmanacak?

Dile kolay 1665 basamak F:AnthonyCHAUMONTEL

Dile kolay 1665 basamak (Fotograf: AnthonyCHAUMONTEL)

Eyfel Kulesi Dikey Yarışı web sitesi .
Eco Trail de Paris yarışları web sitesi.

Son olarak 2013’te Empire State yarışına katılan Cenk Turan‘ın ağzından hazırlık sürecini ve yarışta hissettiklerini dinleyelim:

“2011 Nisan’ında gerçekleşen Sapphire yarışından uzunca bir süre sonra 2013 Şubat’ında yapılacak olan Empire State yarışına katılmam kesinleşti.Hazırlık döneminde rutin koşuların dışında olabildiğince çok yokuş çıkmaya çalıştım. Bunun dışında işte, evde, şehir içinde bulabildiğim tüm merdivenleri çıktım diyebilirim. Alınan izin sayesinde Empire State yarışı öncesi Sapphire’de çok verimli 2 antrenman yapma şansım da oldu. Bu antrenmanların her ikisinde de Sapphire yarışındaki gibi 54. kata olabildiğince hızlı çıkmaya çalıştım ve merdivenlerden aşağı jog yaparak inerken her 4-5 katta bir, tekrar 1-2 kat yukarı en hızlı şekilde çıktım. Bu rutini giriş katına ulaşana dek bir nevi interval şeklinde devam ettirdim.

Empire State yarışı ile ilgili olarak kafamı en çok kurcalayan şey New York’a sadece 3 gün için gidiyor olup 2. günün akşamında bu tarihi binanın tepesine koşturacak olmamdı. Ahmet Arslan 2012 yarışında 3.sırada giderken 50. kat dolaylarında şiddetli baş dönmesi yaşadığını söylemiş, bu da onun sıralamada gerilere düşmesine sebep olmuştu. Ahmet’in anlattıkları jet-lag ihtimali, Empire State’in Sapphire’den 32 kat ve 280 basamak daha fazla olması, startın akşam verilecek olması gibi konular kafamı kurcalıyordu. (Sapphire 54 kat, 1296 basamak. Empire State ise 86 kat, 1576 basamak).
Bu arada ilk olarak elitlerin toplu çıkış (wave start) aldığını, kalan herkesin 5 saniye ara ile çıktığını (time trial) hatırlatmak gerek. Son derece düzenli ve problemsiz bir kayıt sonrası start anı geliyor ve çıkış alıyorum.

 

İlk 5-6 katı oldukça hızlı çıktığımın farkına varıp frene basıyorum ve kendime basit bir hedef koyuyorum; arkamdan başlayacak olanlardan kimseye geçilmeyecek ve sabit bir tempoda gitmeye çalışacak ve hiç durmayacaktım. Katlar ilerledikçe önümde start almış olan sporcuları geçmeye başlıyorum. Daha önce bazı yarış videolarında gördüğüm üzere trabzanlardan kendimi olabildiğince güçlü çekmeye devam ediyorum. Bu bacaklarımın diri kalmasında büyük rol oynayacaktı. Kimi arkadan gelenleri gördükçe tempo düşürüyor, yol veriyor kimi ise geçilmemek için temposunu arttırmaya çalışıyor.
 
Hatırladığım kadarıyla 50. kat civarlarında uzunca iki koridor geçip yaklaşık 30-40 metre. koştuktan sonra yine merdivenlere yönlendiriliyoruz. Bildiğim kadarıyla burası asansörlerin de değiştirilebildiği binanın ortalarında bulunan otel lobisi görünümlü bir kat; ya da o yorgunlukla ben öyle algılıyorum.
Bu kadar kısa mesafe koşu bile merdivenlerde yıpranmış bacaklara iyi(!) geliyor. Sonlara yaklaştıkça tempomun düştüğünü hissediyorum ama durmak yok. Benden 2 dakika kadar önce start almış Coşku’ya rastlamıyorum; şu sıralarda bitirmiş olmalı diye düşünerek devam ediyorum.
 
80. kat levhasını gördükten sonra ilk 5-6 katı nasıl çıktıysam son 5-6 katı da o kadar hızlı çıkıyorum, ya da algım bu yönde. 86. kat da bitiyor ve bir anda kendimi dışarıda gözetleme katında (observation deck) buluyorum. Finişe ulaşmak için bu katın neredeyse tamamını koşarak güçlü bir finiş yapıyorum; bu gücü nereden bulduğumu bugün bile hala anlayabilmiş değilim. Saatimdeki kronometreyi durduruyorum; 15:04. Derecem vasat ama çok mutluyum. Arkamdan gelen kimseye geçilmedim ve hiç durmadım.
 
Hayatımda böyle tuhaf bir yorgunluk yaşamamıştım. Yarış 15 dakika sürmüş olacak ve ciğerlerimle, kalbim neredeyse ağzımdan çıkacaklar. Ahmet’in derecesi aklıma geliyor ve bu işi yapanlara ne kadar büyük bir saygı duyduğumu bir kez daha hissederek Empire State’ten Manhattan’ın muhteşem gece manzarasını izliyorum.”
Cenk Turan start noktasında.

Cenk Turan start noktasında.

Yazar hakkında: Caner Odabaşoğlu

1975 yılında başlayan hayatım üniversite yıllarında mühendislik ve dağcılıkla kesişti. Mühendislik diplomam, yaşam tarzım haline gelen doğa sporları ve sportif aktiviteleri daha etkin bir şekilde paylaşmam için bana yardımcı oluyor. Oryantiring, dağ bisikleti, koşu derken yüzme ve yol bisikletine de başladım. Düşlerin peşinden gidilen bir Dünya'ya inanıyorum. Koşmayı daha çok severim ama yarışlar organize etmekten de haz duyarım.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir