Scott Jurek – Eat & Run

Scott Jurek – Eat & Run

Ultra maraton kavramıyla tanışan birinin yaptığı ilk işlerden biri dünyanın ünlü ultra maratonlarını ve bu sporun tanınmış isimleri araştırmaktır. Bunu yaparken karşısına çıkan ilk isimlerden biri Scott Jurek olabilir.

Bir süre önce Gittiğimiz Yoldan Dönenler yazısında da tanıttığımız Jurek, kariyerinde Badwater (2 kez), Spartathlon (3 kez) ve Hardrock gibi ünlü ultra maratonları kazanmış bir koşucu. Bu başarılarının yanında Amerika’nın en prestijli 100 mil yarışı Western States’ı 1999-2005 arasında 7 kez üst üste kazanarak tekrarlanması çok zor bir başarıya imza atmış olması, onun ultra maraton dünyasının en tanınmış isimlerinden biri haline gelmesinde kuşkusuz en önemli faktör. 2009′da piyasaya çıkan ve kısa zamanda koşu çevrelerinde en çok okunan kitaplarından biri haline gelen Christopher McDougall imzalı Born to Run‘daki önemli karakterlerden biri olması ise Jurek’in dünya çapındaki tanınırlığını oldukça arttırmıştı.

Yazının devamı...

Su ve Elektrolit Dengesi

Su ve Elektrolit Dengesi

Uzun mesafe koşularında ters gidebilecek çok faktör var. Bunlar arasında su ve elektrolit dengesi belki de en çok dikkat edilmesi gerekenlerin başında geliyor. Çünkü ilk bakışta kolay gibi gözükse de çoğu zaman en büyük problemlerin kaynağını bu denge oluşturuyor.

Bu problemin çözümünün çok basit olmamasının çeşitli sebepleri var. Öncelikle her sporcu için bu değerler farklı ve herkese uyacak tek bir değer bulmak mümkün değil. Kişisel deneyimimde, 4-5 saat koşarken 3-4 litre su  tükettiğim bir parkurda, benimle beraber aynı koşuyu 500ml su içerek tamamlayanları biliyorum. Tuz değerleri ise su kaybı değerlerinden daha da değişken. Her ikisi de sporcunun kaç yıldır dayanıklılık sporları ile uğraştığına, metabolizmasına, kilosuna, hava sıcaklığına karşı nasıl tepki verdiğine ve daha birçok faktöre bağlı olarak büyük değişiklikler gösterebiliyor.

Yazının devamı...

Kilo Vermenin Büyülü Bir Sırrı Yok, Olamaz…

Kilo Vermenin Büyülü Bir Sırrı Yok, Olamaz…

Aslında konu çok net.

Giren < Çıkan olduğunda kişi kilo vermeye başlar. Evet, kısaca, bize giren çıkan var. İyisi mi, kabul edip yola devam edin.

Yukarıdaki formülde iki değişken var. Bunların ilki Giren “vücuda her gün aldığımız enerji” (yani beslenme alışkanlığımız)  diğeri ise Çıkan “vücudun her gün harcadığı enerji” (yani günlük aktivitelerimizin tümü).

Yazının devamı...

Yarış Öncesi Hidrasyon

Yarış Öncesi Hidrasyon

Geçenlerde Chris McCormack’ın “I’m Here to Win” adlı kitabını okudum. Eğlendiğimi, zaman zaman duygulandığımı ve genel olarak kitabı sevdiğimi söyleyebilirim. Becerebilirsem kitabın kısa bir değerlendirmesini daha sonra yayınlayacağım. Ama kitabın bir bölümünde okuduğum ve hidrasyonla ilgili olan kısmı çok gecikmeden sizlerle paylaşmak istedim. Özellikle dayanıklılık sporları ile uğraşanların bu bilgiden ciddi şekilde faydalanabileceğini düşünüyorum.

Yazının devamı...

Antrenman Sonrası Beslenme

Antrenman Sonrası Beslenme

Konuya girmeden önce söylemem gereken ilk şey bir beslenme uzmanı olmadığım. Ancak genel geçer kabul görmüş ve uygulanan bazı sporcu beslenme alışkanlıkları hakkında bilgi aktarabileceğimi düşünüyorum. “Aktarmak” buradaki kritik kelime.

Sporda ilerleme devamlılık gerektirir. Biraz sert bir giriş olabilir ama “tek başına bir antrenmanın sporcu gelişimine faydası yoktur”. Sporcu gelişimi, zaman içerisinde ve iyi düzenlenmiş antrenman bloklarının durmaksızın tekrarlanması sonucunda oluşur. Zaten işin en zor kısmı da budur. Tek bir antrenman ise tüm bu gelişme prosesi içerisinde zaman zaman detay olarak kalır: “Yapılması gereken 2 saatlik bir koşu”.

Yazının devamı...