İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Yazılarn yazarı: “Ilgaz Kuruyazici”

Yemekten vazgeçmeden kilolardan nasıl vazgeçsem derken kendimi sokaklarda koşarken buldum. 5 maraton koştuktan sonra ultra maraton işinin daha keyifli olduğunu keşfedip, daha uzun mesafeler koşmaya yöneldim. Bırakın başkasını kendimle bile mücadele etmekten hiç hoşlanmam, tek takıntım ormana dalıp saatlerce koşmak. Gerisi fasa fiso. Hayatta şu koşmak kadar yaparken sevmediğim ama yapmadığım zaman da özlediğim başka bir şey yok.

100km koşulur mu?

Tabii ki koşulmaz. Bizler o kadar mesafeleri “koştuk” derken zannediyor musunuz ki hiç durmuyoruz? Hem de kaç kere. Kim bilir kaç kilometre yürümüş oluyoruz uzun bir koşuda. Belki de bunu duyan çoğu koşucunun içi rahatladı bu satırları okurken. “Amaaan” dediler hafif sırıtarak, “Biz de koşu yarışı sanmıştık…” Hayır ultralar aslında…

Karanlıkta Koşmak

Kış aylarının gelmesi ile karanlıkta koştuğumuz saatler de arttı. Sabah erken kalkabilsek de işe yetişebilmek için koşuya ayırabildiğimiz zamanın anca sonlarında gün ışığını yakalayabiliyoruz. Aynı şekilde klasik mesai saatleri sonrası koşuya çıkanlar da karanlıkta koşmak zorunda kalıyor. Hafta sonları gün içi koşuları, güneş ışığında koşmayı tercih edenlerin yaza kadar tek…

Dikkat Köpek Var!

Ormanda veya arazide koşarken karşılaşabileceğiniz dertlerin başında köpekler geliyor. Hele ülkemizdeki başıboş sokak köpeklerinin sayısını düşünürsek bu hiç de düşük bir ihtimal değil. Doğada gruplar halinde yaşayan “köpek çeteleri” ne rastlayabileceğiniz gibi bir de sahipli ama bağlı olmayan bekçi-çoban köpekleri herhangi bir koşuda canınızı sıkabilir.. Koşarken köpeklerle sorun yaşamamak için…

Nee? Bir gazete daha mıı?

Evet ama bu sefer biraz farklı. Tamam, hepsi aynı şeyi savunur ama bizimkisi gerçekten farklı. Bir kere tamamen sanal, düğmeye bastın mı elinin altında, bir daha bastın mı hop karanlık ekran. Sonra, muhtemelen memleketin “en hızlı” gazetesi bu. Koşan gazete. Koşucuların gazetesi. Koşucu olmayan okuyamaz mı? Okur tabi neden okumasın?…