Everest Hız Rekoru

Mont Blanc, McKinley, Matterhorn, Aconcagua, Kilimanjaro…

Bunlar Kilian Jornet tarafından 2012 yılından beri Summits of My Life projesi dahilinde en hızlı tırmanış ve iniş rekorlarının gerçekleştirildiği dağların isimleri. Hemen her mesafedeki patika yarışları ve ultramaratonlardaki başarıları ile tanıdığımız Kilian son dört yıl içinde, kötü hava koşulları yüzünden ertelediği El Brus hariç, projedeki hedeflerini gerçekleştirmişti.

Kilian bugünlerde bu projenin son adımına ve büyük ihtimalle de en zorlu olanına hazırlanıyor. Eğer her şey plana uygun giderse Eylül ayının ortalarında Everest’in 8848 metrelik zirvesine tırmanış ve iniş rekorunu kırmak için bir denemede bulunacak.

kilian4

2012’de ilk açıklanan projeye daha sonra Klimanjaro gibi eklenen dağlar oldu.

Aslında bu tırmanışın geçen yıl yapılması planlanıyordu. Kilian, bu amaçla Nisan 2015’te Everest’e hareket etmeye hazırdı. Fakat 25 Nisan 2015’te Nepal’de 8,000 kişinin ölümü ile sonuçlanan deprem felaketi planları değiştirdi. Hayatını kaybedenlerden 21 tanesi de depremin tetiklediği çığ altında kalan dağcılar olmuştu.

İkinci bir çığ ise Langtang vadisinde aralarında dünyanın çeşitli ülkelerinden 100 tırmanışçının da bulunduğu 400 kişilik köyü sadece birkaç saniye içinde adeta haritalardan sildi. Bu felaket üzerine planlarını değiştiren Kilian ve ekibi, Langtang’daki kurtarma ekibine katıldılar ve proje bu yıla ertelendi.

Peki Summits of My Life projesindeki tırmanışları, diğer dağ tırmanışlarından ayıran fark ne? Kilian, 2012’den beri gerçekleştirdiği tüm tırmanışları oksijen tüpü kullanmadan, sabit hatlardan geçmeden, ara kamplarda duraklamadan ve mümkün olan en az malzemeyi taşıyarak en hızlı sürede tamamlamıştı. Everest denemesinde de yine aynı kriterlere bağlı kalarak  yaklaşık 5300 metredeki ana kamptan hareket ettikten sonra hiç durmadan, oksijen tüpü ve sabit hat kullanmadan en hızlı şekilde zirveye ulaşmayı ve geri dönmeyi hedefleyecek.

kilian6

Kilian, Mont Blanc hız rekorunu kırarken. Foto: 7 Summit Club

Kilian, Everest’e odaklanmak için bu yıl sadece iki yarış koştu (Zegama ve Hardrock 100). Aylardır da Alp dağlarında 4500 metrelik yükseklikte yaşıyor ve antrenman yapıyordu. Bugünlerde ise Nepal’de 6000 metrelik yükseklikte irtifaya uyum sağlıyor.

Şu ana dek en çok 7700 metreye çıktığını söyleyen Kilian, bu yükseklikte kendini iyi hissettiğini fakat 8200 ve 8500 metreden sonra işlerin çok farklı olacağını bildiğini belirtiyor. “6000 metre seviyesinde aklimatizasyon gerçekten önemli. Bu sebeple bu irtifada birçok gece geçireceğim. Daha sonra ise esas denemeye geçmeden önce 8000 metre seviyesine çıkmak önemli olacak“.

Kendi durumu ile birlikte dağdaki hava ve kar şartlarını da değerlendirdikten sonra denemeyi Eylül ortasında gerçekleştirmeyi planlıyor. Ufak bir sırt çantasına koyabileceği kadar malzeme alarak dağın kuzey yüzünde bulunan ve sık tercih edilmeyen Norton-couloir veya Horbein-couloir rotalarından birini kullanacak. Böylece hızını yavaşlatabilecek başka tırmanışçılarla karşılaşma şansını olabildiğince azaltacak.

Kilian diğer tüm tırmanışlarda olduğu gibi bu tırmanışı da sabit hatlar kullanmadan gerçekleştirecek. Foto: 7 Summit Club

Kilian diğer tüm tırmanışlarda olduğu gibi bu tırmanışı da sabit hatlar kullanmadan gerçekleştirecek. Foto: 7 Summit Club

Kilian’ın sponsorlarından Salomon bu tırmanış için özel bir prototip “koşu ayakkabısı” hazırladı. Bu bildiğimiz ayakkabılardan biraz farklı yapıda. Koşu ayakkabısı, tozluk, bot ve kramponların iç içe geçmesi ile oluşturulmuş bu ayakkabı 3 yıllık bir araştırma ve geliştirme sürecinden sonra ortaya çıkmış.

Kilian, “Bunu her şeyi birden yapan bir ayakkabı olarak düşünebilirsiniz. Ana kamptan tırmanışa geçtikten sonra kolay patikalardan yukarıdaki teknik bölümlere kadar ayakkabıya katmanlar ekleyip çıkarabiliyorsunuz” şeklinde tanımlıyor.

kilian1

kilian2

kilian3

Zeminin durumuna göre ayakkabıya katmanlar ekleyip çıkarabiliyorsunuz. Foto: Gear Junkie

Kilian’ın bu denemede önünde iki zaman hedefi olacak. Bunlardan ilki İtalyan dağcı Hans Kammerlander ‘in 1996 yılında ana kamptan zirveye, kuzey rotasından ulaştığı 16 saat 45 dakikalık rekor. İkincisi ise bir tırmanış ve iniş rekoru. 1986’da İsviçreli dağcılar Erhard Loretan ve Jean Troillet aynı Kilian gibi oksijen tüpü ve sabit hat kullanmadan 43 saat içinde zirveye ulaşıp tekrar ana kampa dönmeyi başarmışlardı.

Kilian, “Referans olarak bu süreleri bilmek yüksek irtifada tempo belirlemek için önemli. Bu bilgiyi aklımda tutarak ne yapabileceğimi göreceğim.” diyor ve beklentilerini şu şekilde özetliyor:

“Bu büyük bir dağ ve bu işe uzun bir perspektiften bakıyoruz. Bu sene deneyeceğiz ama belki de gelecek sene tekrar gelmemiz gerekecek. Eğer şartlar uygun olursa ve kendimi hazır hissedersem denemem gerekir. Fakat doğru anı beklemek için sabır göstermek önemli. Zirveye ulaşmak birçok faktöre bağlı. Dağdaki hava ve diğer şartlar bunlardan biri ama aynı zamanda ne kadar hazır olduğumla da ilgili. Başaramazsak bile bu benim için bir başarısızlık olmayacak. Tam tersine bir ders almış olacağım. Ne olursa olsun, Everest’ten bir şeyler öğrenmiş olarak döneceğiz. Sonuçta kararı veren dağın kendisi ve bunu kabullenmeliyiz. Dağ her zaman orada olacak ve bir şans tanımak için bizi bekleyecek.”

Aykut Celikbas

Yazar hakkında: Aykut Çelikbaş

En kısasından en uzununa kadar koşmak, koşunun öğrettiklerinden günlük hayatta faydalanarak bunu bir yaşam biçimi haline getirmek. Hedefler belirlemek ve bunlara ulaşmaya çalışmak ama bunu yaparken yolculuğun tadını çıkarmayı hiçbir zaman unutmamak.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir