Skip to content
Menu
Koşu Gazetesi
Koşu Gazetesi

Kategori: Hikayeler

Koşu hakkında hikayeler, anılar, anektodlar

Bisiklet, Köprüler, Zarafet ve Koşu

Posted on 21 Ocak 20155 Ağustos 2023 by Noyan Doktor Kiran

Herkesten önce kendime… 2013 Türkiye Turu 7. etabının Kuşadası-İzmir arasında geçildiği gün Cumhuriyet Meydanı’nda yerimizi almış ilk bisikletçinin görünmesini bekliyorduk. Bir pelotonu canlı olarak ilk defa bu kadar yakından izleyecektim. Bisikletçilerin geniş meydanı saniyeler içinde uçarcasına geçmesi etkileyici bir sahneydi. Narin bisikletlerin üzerindeki zayıf sporcular yaptıkları işi çok kolay gösteriyordu. Ama işin içinde başka bir…

En Uzun Süren Maraton

Posted on 18 Şubat 20145 Ağustos 2023 by Mert Derman

Bu zamana kadar koşulmuş en uzun süreli maratonu Shizo Kanaguri tamamlamıştır. Başladığı maratonu tamamlaması 54 yıl 8 ay 6 gün 5 saat 32 dakika ve 20 saniye sürmüştür. “Olmaz öyle şey demeyin”, gelin olayın nasıl olduğuna bir göz atalım. 1911 yılının Kasım ayında, 1912 Stockholm Olimpiyat oyunlarına katılım hakkı için Japonya’da yapılan yarışta -ki o…

Quo Vadis?*

Posted on 22 Mart 20135 Ağustos 2023 by Noyan Doktor Kiran

Koşunun matematiğini yazdık. Mesafeleri ölçtük, sürelere böldük. Hızlı dedik, yavaş dedik. X mesafeyi, Y sürede, n defa tekrarla dedik. Dağlara tırmandık, metre metre saydık yükseltimizi. Sonra, koşunun kimyasını, biyolojisini, fiziğini yazdık. Enerjiler sentezledik. Su kattık, ter attık, aman güneş olmasın, rüzgar yandan esmesin dedik. Fizyolojisini, ortopedisini bile yazdık koşunun. Ayağınıza ne giyeceğinizi, yere nasıl basacağınızı söyledik.

Grazie signore!

Posted on 20 Ağustos 20125 Ağustos 2023 by Mert Derman

Herkes Mozart’ı hatırlıyor ama Salieri’yi bilen çok az insan var… Milos Forman imzalı 1984 yapımı Amadeus filmi, müzik tarihçilerine göre doğru olmayan ama Peter Shaffer’ın senaryosunda muhteşem bir biçim kazanan Antonio Salieri’nin Mozart’a karşı hislerini ve bu ikilinin aralarındaki ilişkiyi ele alır. O yıl 11 dalda aday olan film en iyi film, en iyi senaryo,…

Flo-Jo ve Kırılamayan Rekorları

Posted on 6 Haziran 20125 Ağustos 2023 by Aykut Celikbas

Tek kanallı televizyon döneminde en heyecanla beklediğim organizasyonlardan biri kuşkusuz olimpiyatlardı. İlk kez bilinçli olarak takip ettiğim olimpiyat olduğu için 1988 Seul Yaz Olimpiyatları ayrı bir öneme sahip. Naim Süleymanoğlu’nun Türkiye adına yarışması ülkedeki organizasyona olan ilgiyi  daha da arttırmıştı. Her yayın başlarken ve biterken çalan o unutulmaz olimpiyat müziğini bugün bile dinlediğimde tüylerim diken…

800m ve 3 İsim

Posted on 3 Mayıs 20125 Ağustos 2023 by Mert Derman

Kısa mesafe, yani sprint yarışları 400m mesafesiyle son bulur. Sprint yarışlarında atletler var gücüyle koşar, anaerobiktir bu yarışların büyük kısmı, nasılsa yarış 40-50 saniyede bitecektir ve bitiş çizgisinden sonra nefes almaya devam edilebilir :). Orta mesafeler ise (800, 1500 ve 3000m) farklı bir strateji ister. Tamamını anaerobik koşamaz insan, doğru tempo ayarlaması şarttır. Çok hızlı…

Yalnız Başına

Posted on 9 Mart 20125 Ağustos 2023 by Mert Derman

Bu yazıyı, Anton Krupicka, 29 Şubat’ta, RunningTimes’daki blogunda yayınladı. Koştuğu kadar çok okuyan ve yazan biri olduğunu bildiğim Krupicka, yazılarında oldukça ağır bir İngilizce -sadece bizim gibi ana dili farklı olanlar için olmadığını tahmin ediyorum- kullanıyor. Ben de profesyonel bir çevirmen değilim. Ama koşma eylemine, özellikle uzun koşmaya, böylesi bir bakış açısını da burada, koşanlarla…

Nee? Bir gazete daha mıı?

Posted on 29 Şubat 20125 Şubat 2015 by Ilgaz Kuruyazici

Evet ama bu sefer biraz farklı. Tamam, hepsi aynı şeyi savunur ama bizimkisi gerçekten farklı. Bir kere tamamen sanal, düğmeye bastın mı elinin altında, bir daha bastın mı hop karanlık ekran. Sonra, muhtemelen memleketin “en hızlı” gazetesi bu. Koşan gazete. Koşucuların gazetesi. Koşucu olmayan okuyamaz mı? Okur tabi neden okumasın? Hatta onlar daha çok okusun….

Son 200 Metre

Posted on 27 Şubat 20125 Ağustos 2023 by Mert Derman

Geçtiğimiz yıl, Kuzey Kore’nin Daegu şehrinde düzenlenen, Dünya Atletizm Şampiyonası’nda, 10000m finalinden önce herkesin gözü iki atletin üzerindeydi. Biri 2000li yılların başlarında 5000m ve 10000m pist yarışlarına domine etmiş Kenenisa Bekele diğeri ise İngiltere’nin son dönemde hızla yükselen uzun mesafe koşucusu Mo Farahtı. Yarışın bu iki isim arasında geçeceği düşünülüyordu. Oysa uzun mesafe yarışlarının, keyif…

  • Previous
  • 1
  • 2


Ülkedeki tek koşu forumu…

arşiv

içerik hakkında

Creative Commons License
Bu blogdaki yazıları kopyalayabilirsiniz, üzerinde değişiklik yapıp yenisini üretebilirsiniz. Sağlanması gereken üç şart var. İlki, eserin tüm kopyalarında yazıların ilk sahibinin belirtilmesi. İkincisi, eserin hiçbir kopyası ya da eserden üretilmiş yeni eserlerin hiçbirisinin ticari ortamda kullanılmaması. Üçüncüsü, eserin tüm kopyalarında ya da eserden üretilmiş yeni eserlerde de aynı lisansın kullanılmaya devam edilmesi. (bkz: Vikipedi-Creative Commons)

Popüler Yazılar & Sayfalar

  • Lisans Çıkartma
  • Hayal ve Gerçek
  • Su ve Elektrolit Dengesi
  • Kısa Yoldan Maraton
  • 77. Büyük Atatürk Koşusu
©2026 Koşu Gazetesi | Powered by Superb Themes