Skip to content
Menu
Koşu Gazetesi
Koşu Gazetesi
Salginatobel Köprüsü

Bisiklet, Köprüler, Zarafet ve Koşu

Posted on 21 Ocak 20155 Ağustos 2023 by Noyan Doktor Kiran

Herkesten önce kendime…

2013 Türkiye Turu 7. etabının Kuşadası-İzmir arasında geçildiği gün Cumhuriyet Meydanı’nda yerimizi almış ilk bisikletçinin görünmesini bekliyorduk. Bir pelotonu canlı olarak ilk defa bu kadar yakından izleyecektim. Bisikletçilerin geniş meydanı saniyeler içinde uçarcasına geçmesi etkileyici bir sahneydi. Narin bisikletlerin üzerindeki zayıf sporcular yaptıkları işi çok kolay gösteriyordu. Ama işin içinde başka bir iş daha vardı. Gördüğüm ve hissettiğim şeyin adını bundan bir yıl kadar sonra konuyla pek ilgisi bulunmayan bir yazar açıklığa kavuşturdu. Ne de olsa yazarların ustalığı kafamızda dönüp duran karmaşanın özünü olanca yalınlığıyla kelimelere dökebilmelerinde.

Clifton Köprüsü
Clifton Köprüsü (Wikipedia)

2014 yılında okuduğum Mutluluğun Mimarisi kitabında Alain De Botton, binaların erdemlerini sıralarken düzen ve dengeden sonra zarafetten bahseder. Verdiği örneklerden biri iki köprü ile ilgilidir. Bunların ilki yukarıdaki fotoğrafta görülen Isambard Brunel’in Clifton Asma Köprüsü (Bristol, 1864), diğeri ise aşağıdaki fotoğraftaki Robert Maillart’ın Salginatobel Köprüsüdür (Schiers, 1930).

Salginatobel Köprüsü
Salginatobel Köprüsü

Banu Tellioğlu Altuğ’un çevirisinde yazar şöyle der:

“Maillardt’ın köprüsünde fazladan bir erdem vardır: Yapılan işi hiç de zor bir iş değilmiş gibi gösterme eylemi.
…

Bir mimari yapıt (yük taşımak, bir vadinin iki yamacını birleştirmek, sığınak olmak gibi) dayanıklılık gerektiren bir işlev üstlenmişse ve bu işlevi hiç zorlanmadan, kolayca yerine getiriyorsa, yalnızca güçlü değil aynı zamanda ekonomik ve hoş görünümlüyse, hiç yakınmadan karşılaştığı zorlukların üstesinden gelebiliyorsa, yani alçak gönüllüyse biz bu yapıtın zarif bir yapıt olduğuna hükmederiz.”

Alain De Botton, Mutluluğun Mimarisi, Sel Yayıncılık 2010, sayfa 227-228

Thomas Voeckler
Kaynak

Özenle seçilmiş basit kelimeler. Önümden neredeyse pürüzsüz şekilde akan o bisikletçiler gibi. Onlar zariflerdi çünkü yaptıkları işi kolay gösteriyorlardı, zariflerdi çünkü yakınmıyorlardı, zariflerdi çünkü yüzlerini birbirlerinden ayırt edemediğim o sporcuların işlerini alçak gönüllülükle yaptıklarını içten içe biliyordum. Thomas Voeckler (sağda) bazı konularda bir istisna oluştursa da, yarışların bu renkli isminin bizi konumuzdan saptırmasına izin vermeyelim.

Bir koşucu -ya da sporcu- daha hızlı veya daha uzun, veya sadece koşabilmek için dayanıklılık ve süreklilik isteyen bir yolda ilerliyorsa, bunu yaparken kendisini çevreleyen fiziksel şartlardan yakınmıyor veya bunları aşmayı bir başarı kriteri olarak öne sürmüyorsa, finiş çizgisini kaçıncı sırada geçtiğini umursamadan, beden ve ruh sağlığı veya sadece daha iyi bir kendisi için çalışıyorsa, yaptığı işi –zorlanıyor olsa da- kolay gösteriyorsa, yani alçak gönüllü ise o koşucuya zarif diyebiliriz.

Zarafet, Mo Farah veya David Rudisha gibi uçarcasına koşabiliyor olmaktan daha fazla anlam barındırıyor içinde, fiziksel olmaktan çok daha fazla bir şey.

Kendimizi doğrulamak istiyoruz. Bu, her şeyden önce insani bir ihtiyaç olarak karşımızda duruyor. Bırakalım neyi ne kadar koştuğumuz değil zarafetimiz bizi doğrulasın. Bir vadinin iki yakasını birleştireceksek, bunu zarif şekilde yapalım.

koşu
Hikayeler Motivasyon Zamansız

3 thoughts on “Bisiklet, Köprüler, Zarafet ve Koşu”

  1. Yücel dedi ki:
    21 Ocak 2015, 14:26

    Noyan, insan her konuda ustalaştıkça inceliği öğrenir.
    Aslında bütün sporcular, -sumocular hariç- bedenleriyle de altın oranı sağlamaya çalışırlar.
    Güzel yazı.

    Cevapla
  2. Emre dedi ki:
    14 Ocak 2017, 23:52

    Noyan Hocam,
    Bu spor konusunda okudugum en guzel yazilardan biridir.
    Aradan o kadar zaman gecti, hala arada sirada acar acar tekrar okurum.

    Ellerinize, akliniza ve ayaklariniza saglik.

    Cevapla
  3. Ümit dedi ki:
    30 Nisan 2019, 16:37

    Aradan kaç sene geçti, hala referans yazılarımdan biridir.

    Cevapla

Bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Ülkedeki tek koşu forumu…

arşiv

içerik hakkında

Creative Commons License
Bu blogdaki yazıları kopyalayabilirsiniz, üzerinde değişiklik yapıp yenisini üretebilirsiniz. Sağlanması gereken üç şart var. İlki, eserin tüm kopyalarında yazıların ilk sahibinin belirtilmesi. İkincisi, eserin hiçbir kopyası ya da eserden üretilmiş yeni eserlerin hiçbirisinin ticari ortamda kullanılmaması. Üçüncüsü, eserin tüm kopyalarında ya da eserden üretilmiş yeni eserlerde de aynı lisansın kullanılmaya devam edilmesi. (bkz: Vikipedi-Creative Commons)

Popüler Yazılar & Sayfalar

  • Lisans Çıkartma
  • Hayal ve Gerçek
  • Su ve Elektrolit Dengesi
  • Kısa Yoldan Maraton
  • 77. Büyük Atatürk Koşusu
©2026 Koşu Gazetesi | Powered by Superb Themes